Mobil header görseli 1Mobil header görseli 2
logo

Güçlü Türkiye’nin Hür ve Bağımsız Sendikası |

Kpdk Toplantıları: Yandaş Sendikaların Algı Yönetimi Mi?

23 Mayıs 2026

Kpdk Toplantıları: Yandaş Sendikaların  Algı Yönetimi Mi?

Genel Haberler

29.08.2026 10:44

3 dk okuma

Paylaş:

Kamu personel sistemine ilişkin önemli mekanizmalardan biri olan Kamu Personeli Danışma Kurulu (KPDK) toplantısı 22.04.2026 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Ancak, mevzuatta açıkça tanımlanmış görev ve yetkilerine rağmen uygulamada yandaş sendikalar tarafından bir gösteri alanına dönüştürüldüğü görülmektedir. Bugüne kadar yapılan toplantılar ve bu toplantılarda gündeme getirilen hususlar, kurulun asli işlevinden uzaklaşarak adeta kamuoyuna mesaj veren bir platforma dönüştüğünü açıkça ortaya koymaktadır


KPDK’NIN HUKUKİ DAYANAĞI VE AMACI

KPDK’nın görev ve yetkileri, “Toplu Sözleşme Görüşmelerinin Yapılma Usul ve Esasları ile ilgili Yönetmelik” çerçevesinde belirlenmiştir. Yönetmeliğin 12. maddesinin 4. fıkrası oldukça nettir: Toplu sözleşme kapsamı dışında kalan ve kamu personel sistemini genel olarak ilgilendiren konular bu kurulda değerlendirilmelidir.

Bu düzenleme, KPDK’nın bir “toplu pazarlık masası” değil, daha geniş perspektifte politika üretme, değerlendirme ve danışma organı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.


GÖREV TANIMI İLE UYGULAMA ARASINDAKİ ÇELİŞKİ

KPDK’nın görevleri incelendiğinde; politika üretimine katkı sağlamak, kamu yönetimi ile sendikalar arasında iş birliğini güçlendirmek, mevzuat çalışmalarını izlemek ve değerlendirmek gibi stratejik roller üstlendiği görülmektedir. Ayrıca uluslararası gelişmeleri takip etmek, komisyonlar kurmak ve çözüm üretmek gibi daha teknik ve yapısal sorumluluklar da bu kurulun görev alanına dahildir.

Ancak uygulamada tablo oldukça farklıdır. Bugüne kadar gerçekleştirilen toplantılarda, konfederasyonların çoğu zaman kurulun gündeminin dışına çıkarak toplu sözleşme kapsamına giren talepleri dile getirdiği görülmektedir. Bu durum, hem kurulun işlevini zayıflatmakta hem de kamuoyunda yanlış bir algı oluşturmaktadır.


“DANIŞMA KURULU” MU, “GÖSTERİ ALANI” MI?

KPDK toplantılarının yandaş sendikaların adeta bir tür “siyasi ve sendikal vitrin” haline geldiği ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Prof. Dr. Vedat Işıkhan tarafından da buna zemin hazırlandığı apaçık ortadadır. Çalışanların sorunlarının dile getirilmesi elbette önemlidir; ancak bunun yeri ve zemini mevzuatta açıkça belirlenmiştir. Toplu sözleşme masalarında mücadele kararlılığını ortaya koyamayan yandaş konfederasyonlar çalışanların sorunlarını KPDK’da mı çözecekler

KPDK’nın amacı; yıllardır çözüm bekleyen taleplerin dile getirildiği bir platform olmaktan ziyade, sistemsel sorunların ele alındığı, çözüm önerilerinin geliştirildiği ve uzun vadeli politikaların şekillendirildiği bir danışma mekanizmasıdır.


BAKANLIĞIN ROLÜ VE SORUMLULUĞU

Burada dikkat çeken en önemli hususlardan biri, toplantılara başkanlık eden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın tutumudur. Mevzuata aykırı biçimde gündem dışına çıkılmasına müdahale edilmemesi, hatta buna zemin hazırlanması, sürecin bilinçli şekilde sabote edildiği ve yandaş sendikaların kamuoyuna ve çalışanlara mesaj verme amacıyla bu ortamdan faydalanmasına imkân tanındığı yönünde bir izlenim oluşturmaktadır.

Eğer KPDK gerçekten işlevsel bir yapı olacaksa, öncelikle toplantı disiplininin sağlanması ve gündemin mevzuata uygun şekilde yürütülmesi gerekmektedir. Aksi takdirde bu kurul, çözüm üreten bir mekanizma olmaktan uzaklaşıp sembolik bir platforma dönüşmeye devam edecektir.


AMAÇTAN SAPMA VE GÜVEN SORUNU

Geldiğimiz noktada KPDK’nın en büyük sorunu, amaç ile uygulama arasındaki kopuştur. Mevzuat açık, görevler net olmasına rağmen uygulamada farklı bir tablo ortaya çıkmaktadır.

Bu durum sadece kurulun etkinliğini azaltmakla kalmamakta, aynı zamanda kamu çalışanlarının temsil edildiğine dair güveni de zedelemektedir.

Gerçek bir danışma kurulunun işlevsel hale getirilmesi için, gerekli durumlara bağlı kalmaksızın tüm kamu kurumlarından üst düzey temsilcilerinin de iştirak edeceği bir toplantı zemininde gündem disiplinine uyulmalı, toplu sözleşme ile danışma mekanizması ayrımı korunmalı, kurul, stratejik bir akıl platformu olarak yeniden konumlandırılmalıdır

Aksi halde KPDK, adı “danışma kurulu” olsa da, pratikte bir “yeni tiyatro sahnesi” olmaya devam edecektir.

Görseller
Kpdk Toplantıları: Yandaş Sendikaların  Algı Yönetimi Mi? - Gorsel 1

DİĞER HABERLER