
Genel Haberler
17.08.2026 22:19
2 dk okuma
Paylaş:
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın yaptığı ve kamuoyuna yansıyan, “Yiğit düştüğü yerden kalkar… Anadolu 100 yıllık narkozdan çıkıyor. Yeni bir diriliş, yeni bir uyanış hamlesi yaşıyoruz.” şeklindeki açıklamalarını büyük bir üzüntü, endişe ve bilinçaltının dışa vurumu olarak görüyoruz.
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın yaptığı ve kamuoyuna yansıyan, “Yiğit düştüğü yerden kalkar… Anadolu 100 yıllık narkozdan çıkıyor. Yeni bir diriliş, yeni bir uyanış hamlesi yaşıyoruz.” şeklindeki açıklamalarını büyük bir üzüntü, endişe ve bilinçaltının dışa vurumu olarak görüyoruz.
Öncelikle belirtmek isteriz ki, bir milyonun üzerinde üyesi olan yetkili bir konfederasyonun genel başkanının görevi; toplumun bir kesimini ideolojik ve tarihsel tartışmalar üzerinden ayrıştırmak değil, kamu çalışanlarının ekonomik, sosyal ve özlük haklarını savunmaktır. Sendikacılık, siyasi ve ideolojik söylemlerle toplumu kutuplaştırma alanı değil, emek ve hak mücadelesi alanıdır.
“100 yıllık narkoz” gibi ifadeler, bu ülkenin Cumhuriyetle birlikte verdiği bağımsızlık mücadelesini, kurduğu kurumları, yetiştirdiği bilim insanlarını, öğretmenlerini, işçilerini, memurlarını ve tüm kazanımlarını yok saymak anlamına gelmektedir. Türkiye Cumhuriyeti’nin son 100 yılını bir “narkoz dönemi” olarak nitelendirmek; hadsizlikten öte, bu ülkenin emeğine, tarihine ve Türk memuruna saygısızlıktır.
Türkiye’nin geçmişiyle kavga eden değil, geçmişinden ders çıkaran; insan haklarını, hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi, liyakati ve ekonomik refahı güçlendiren bir anlayışa ihtiyacı vardır. Ülkenin gerçek gündemi; yoksulluk, hayat pahalılığı, işsizlik, alım gücünün düşmesi ve kamu çalışanlarının geçim sıkıntısıdır. Sendika yöneticilerinin önceliği hamasi söylemler değil, memurun maaşı, emeklinin geçimi ve çalışanların hakları olmalıdır.
Toplumu ‘eski Türkiye – yeni Türkiye’ gibi ayrımlarla bölmeye çalışmak, şanla ve şerefle canını hiçe sayarak bağımsızlık mücadelesi veren Türk Milletinin fedakârlığını ve ortak tarihini yok saymaktır. Bu ülke hepimizin ortak vatanıdır ve ne geçmişimizden utanırız ne de geleceğimizi hamasi söylemlerle kurabiliriz.
Hürriyetçi Sağlık-Sen olarak; Cumhuriyetimize ve ülkemizin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik hazımsızlık içeren söylem ve girişimleri en güçlü şekilde kınıyoruz. Bu tür yaklaşımlara karşı sessiz kalan kişi ve kurumların da sorumluluk taşıdığını kamuoyuna açıkça ifade ediyoruz.
Maziden atiye uzanan Cumhuriyet değerlerimize, tarihsel ve kültürel mirasımıza duyarlı Memur Sen üyelerinin bu hadsizliğe verecekleri en kıymetli cevap, Memur Sen’e bağlı sendikalardan istifa etmek olacaktır
Görseller

DİĞER HABERLER
Kamu Çalışanlarının Ekonomik Durumları, Doğurganlık Hızının Azalmasında Önemli Bir Etkendir
Yeni Forma Uygulaması İle İlgili Sağlık Bakanlığı'na Başvuru Yaptık
Kamu Çalışanlarının Maaşları Enflasyon Karşısında Eriyor, Alım Gücü Hızla Düşüyor
Sosyal Risk Haritası Bu Haliyle Sürdürülemez
Kpdk Toplantıları: Yandaş Sendikaların Algı Yönetimi Mi?


